22 Şubat 2017 Çarşamba
HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR
Hüseyin Rahmi Gürpınar değişimlerin fazla olduğu bir dönemde yaşamış.Hem Osmanlı İmparatorluğu hem de Cumhuriyet dönemine tanık olmuş bir isim.Eserlerinde çok iyi toplum gözlemi yapabilmiş bir kişi.Özellikle kadınlar ve erkeklerin bir çok açıdan eşit olduğu görüşüne sahip olması hikayelerinde hemen farkediliyor.
Eski dönem yazarlarını dilleri ve yazdıkları itibari ile okumak bana hep zorlayıcı gelmiştir. Hatta bu yüzden uzun bir süredir günümüz yazarlarını okumaktayım.Geçen gün kütüphanede tesadüfen Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın 'Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç' kitabıyla karşılaşınca tekrar denemem gerektiğini düşündüm. Bu eser hakkında çok güzel cümleler duymuştum çünkü. Eser Harley adı verilen kuyruklu yıldızın dünyaya çarpma ihtimalinin halk üzerinde etkisini anlatarak başlıyor. Okumuş bir genç beyfendi var bu eserde. Kendisi 20 'li yaşların başında biri. Kadınlardan karşılık göremediği için onlara önyargılı bir insan.Hatta öyle çok onlardan nefret ediyor ki bu gazetedeki yazdığı makalelere de yansıyor ve şikayet mektupları alıyor.Aynı zamanda bilimsel gelişmeleri takip eden bir insan. Mahallenin okumamış kadınlarına Harley kuyruklu yıldızı hakkında bilgi vermek için onları evine çağırıyor ve onları elinden geldiği kadar korkutmaya çalışıyor. Ertesi gün gizemli bir mektup alıyor bir hanımefendiden. Bu mektuptan çok etkileniyor çünkü yazanın sıradan bir kız olmadığı çok açık. Yazan kız bilgi sahibi, bir şeyleri araştırmaya karşı merağı çok yüksek bir kız. Birden kadınlara karşı ördüğü duvarlar yıkılıveriyor. Mektubu yazan kıza aşık oluyor ve bunu ilk yazdığı mektupta ona belli ediyor. Kitap daha sonra bu iki gencin mektuplaşmaları.birbirlerini görmeleri ve kuyruklu yıldızın çarpacağı düşünülen gün evlenmeleriye son buluyor.
Kitapta bir kaç hikaye daha vardı ve hepsinin odak noktası kadın-erkek ilişkileriydi. Erkeklerin kadınları aldattığını zannederken kadınların aslında hiç de çaktırmadan gayet rahat erkekleri aldatabildiklerini yazıyor. O dönemde genel olarak mahallelerdeki ahlaki görüşü yansıtıyor eser. Yaşanan ilişkilerin çarpıklığına vurgu yapıyor.
Bu kadar etkilenip bir tane daha kitabını almamak olmazdı. Kitabın ismi 'Şık' bu kitapta Hüseyin Rahmi'nin kendi anlatımıyla yazın hayatına nasıl başladığı anlatılıyor. Eserlerinin ilk Ahmet Hamdi Bey'e sunuyor. Ahmet Hamdi Bey eserini çok başarılı buluyor ve onunla görüşmek istiyor. Hüseyin Rahmi'yi karşısında ilk gördüğünde çok şaşırıyor çünkü çok genç biri. Eserini yazarken yardım alıp almadığını soruyor Hüseyin Rahmi her en kadar bu soruya içerlese de eserin devamını yazarak kendinin olduğunu kanıtlamış oluyor.'Şık' kitabını henüz bitirmedim ama şu kadarlık okumamla bile söyleyebilirim ki dilininve anlatımın eğlendiren cinsten olması Türk edebiyatında benim çok karşılaştığım bir durum değil.Her şeyin eski dönemde yazılıp açık, anlaşılır olması okumayı daha da güzelleştiriyor. Bi an önce bütün kitaplarını okumak istiyorum.
Siz de eski dönem yazarlarını okumak , o dönem insanların yaşayış biçimlerini anlamak istiyorsanız korkmadan Hüseyin Rahmi okuyarak başlangıç yapabilirsiniz. Hem eğlenceli hem iğneleyici hem de ders verici hikayeleri var.. Kütüphanede ve ya kitapçılarda görürseniz muhakkak incelemelisiniz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
